YALÇIN ARICILIK İŞLETMELERİ KOZÇEŞME BELDESİ TEL:05354219284/02863620475 05374804216 HER TÜRLÜ BAL BULUNUR.E:POSTA:yalcin_aricilik@hotmail.com/ahmet_yalcin17@hotmail.com-


   
  YALÇIN ARICILIK
  TÜRKİYE DE ARICILIK
 
Karakter Boyutu A A A
Arıcıların da yüzü güldü
08 Mayıs 2009 Cuma 14:02

Konyalı arıcılar, ilkbahar aylarında yağışların mevsim normallerinin üzerine seyretmesi ve toplu arı ölümlerinin yaşanmaması nedeniyle üretimde yüzde 30'luk artış bekliyor

Konya Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, yaklaşık 5 milyon kovanın bulunduğu Türkiye, yıllık ortalama 70-75 bin ton bal üretimiyle bu alanda dünyada önemli bir yere sahip. 
Hadim, Taşkent, Bozkır, Seydişehir ve Beyşehir ilçelerinde arıcılığın yaygın olarak yapıldığı ve yıllık yaklaşık 1200 ton üretimi olan Konya'da, ilkbahar yağışlarla birlikte arıcıların yüzü güldü. 
İki yıl önce kuraklık ve arı ölümleri nedeniyle Konya'da bal bulunamadığını belirten yetkililer, ''2 yıl önce tüm dünyada arı ölümleri yaşanmış ve ölümlerin kış aylarının mevsim normallerinden daha sıcak geçmesi nedeniyle yaşandığı tespit edilmişti. Havaların ısınması nedeniyle doğaya daha erken çıkan ve yiyeceğini tüketen arılar ilkbaharla birlikte ölmeye başlamıştı. Bu nedenle iki yıl önce Konya'da arıcılar sıkıntılı günler geçirmişti'' dedi. 
Geçen yıl ise arı ölümlerinin yaşanmadığını ve üretimin istenilen düzeyde olduğunu ifade eden yetkililer, bu yıl da her şeyin çok güzel gittiğini ilkbahar yağışlarının istenilen düzeyde olduğu ve toplu arı ölümlerinin yaşanmadığını belirterek, haziran ve temmuz ayında yağışların mevsim normallerinde seyretmesi halinde üretimde geçen yıla göre yüzde 30 civarında bir artış beklediklerini kaydetti. 
Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri ilkbahar yağışlarının üreticinin yüzünü güldürdüğünü dile getirerek, ''Her taraf yemyeşil ve çiçeklerle dolu. Bu dönem için bal mevsimi diyebiliriz'' diye konuştu. 
5 İLE 60 LİRA ARASINDA DEĞİŞİYOR
Gezginci arıların ilk turfanda hasadını haziran sonu temmuz başı gibi yapmaya başladıklarını anlatan yetkililer, şunları kaydetti: 
''Gezginci arılar sadece süzme ürettikleri için daha erken hasat yapıyorlar. Buna karşın petek çalışan yerli arıcılar ise ilk hasadı biraz daha geç yapıyorlar. Bu yıl hasat döneminde üretimde önemli artış bekleniyor. Üretimin artmasıyla bal fiyatlarında da bir miktar düşüş yaşanması beklenebilir. Geçtiğimiz yıllarda 20 lira olan ilk hasat balın kilosunun bu yıl 15 lira civarında olacağını tahmin ediyoruz. Ancak balın fiyatı bölgesine ve üretim yerine göre farklılık göstermekte ve kalitesine göre 5 ile 60 lira arasında değişen fiyatlarda alıcı bulmaktadır.''

Trabzon'da arıcılık konuşuldu
Yazı boyutu            
TRABZON (İHA) - Trabzon ili Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından ‘Trabzon'da Arıcılık’ konulu panel düzenlendi.
Trabzon İl Müftülüğü Niyazi Şahinbaş Toplantı Salonunda yapılan panelde Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye’de arıcılık ve birliğin faaliyetleriyle ilgili bilgi verirken, diğer konuşmacılar da yöresel ballar, bal arıları, polen, arı sütü, organik bal üretimi, arı hastalıkları ve zararlıları hakkında konuşmalar yaptı.
Türkiye’de yapılan arıcılıkla ilgili konuşan Yılmaz, Türkiye’nin geniş flora sahaları, bal verimi yüksek çiçek çeşitleri ve zengin doğal kaynaklarıyla arıcılık için son derece uygun şartlara sahip bir ülke olduğunu söyledi.
Türkiye’de arıcılık için uygun potansiyelin bulunduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin tam olarak kullanılamadığına dikkat çekti.
Türkiye'de arıcılıkla uğraşanların yeterli teknoloji ve bilgi birikimine sahip olduğunu belirten Yılmaz, “Arı çeşitliliğinin yüzde 22'si, ballı bitkilerin yüzde 50'den fazlasının Türkiye'de bulunuyor. Kültürel arı zenginliğimiz, arıcılık kültürümüz var. Bunları daha iyi organize ederek ve daha bilinçli arıcılık yaparak dünya lideri olmaya adayız” dedi.
Türkiye arıcılığını geliştirmek için yapılması gerekenleri de anlatan Yılmaz, bunun için ilk olarak arıcılıkla ilgili bir kanun hazırlanması gerektiğini dile getirerek şöyle konuştu:
“Türkiye’de arıcılıkla uğraşan üreticiler bilinçlendirilmeli ve kovan başına 40 kilogram bal üretimi hedeflenmelidir. Arıcıların bağlı bulundukları ve kanunla yetkilendirilmiş birliklere maddi ve manevi destek verilmeli. Bunun yanında sahte bal üretimiyle gereği gibi mücadele edilmeli, yurda kaçak bal girişi engellenmelidir. Bunun için de piyasa kontrollerine hız verilmeli, kontrolörlük sistemi kurulmalıdır.”
Panelde daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) Doç. Dr. Sevgi Kolaylı, Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Kadriye Sorkun ve Araştırma Görevlisi Aslı Özkök Tüylü, Atatürk Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ferat Genç arıcılıkla ilgili çeşitli konularda sunum yaparak katılımcıların sorularını cevaplandırdı.
 
Arıcılara kötü haber
27 Ocak 2009 Salı 05:40
Necati Aydın, arıcıların borçlarının ertelenmesiyle ilgili girişimlerinden olumsuz sonuç aldıklarını söyledi.


Fatsa İlçe Tarım Müdürlüğü'nde yapılan "Balda kalıntı" konulu seminerin açılış konuşmasını yapan İlçe Tarım Müdürü Ahmet Doğruca, arıcılığın en saygın bir meslek olduğunu belirterek, "Çünkü ıssız bucaksız yaylalarda nektar toplayarak bunları bala dönüştürüyorlar. Hem aile bütçesine hem de aile ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Saygı duyulacak bir iş yapıyorlar. Daha fazla arıcının nektarları bala dönüştürmesini bekliyoruz" dedi.
Konuşmasında arıcıların sorunlarına değinen Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Necati Aydın ise, "Biz arıcıların sorunlarını Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na götürüyoruz. Ordu Arıcılar Birliği olarak Merkez Birliği'ne borçlarla ilgili yazı yazdık. Merkez Birliği de Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'ne ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na borçların ertelenmesi için yazı yazdı. Ancak, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü borçların ertelenemeyeceği şeklinde cevap verdi. Borçların ertelenmesi için ancak Bakanlar Kurulu kararının olması gerektiği bize söylendi. Biz borçlar hakkında yazmış olduğumuz yazıları bölge milletvekillerimize verdik. Bununla ilgili TBMM'de bir çalışma var. Ama neticesi ne olur onu bilmiyoruz" diye konuştu.

Arıcılığın daha profesyonel yapılması için de bir takım çalışmalar yaptıklarını ifade eden Aydın, "Arıcıların ballarının hijyenik olması için makineler, bal dinlendirme tankları ve sır alma kazanları krom çelik olacak. Örneğin, Avrupa'da ve dünyada bütün bal makineleri, her şey krom çelik. Bizde de böyle olması gerekiyor. Yani bundan sonra hiç kimse varil, galvanizli sac kullanamayacak. Bunlar 2010 yılına kadar kalkacak" diye konuştu.
Bu yıl balı da pahalı tüketeceğiz
Bu yıl balı da pahalı tüketeceğiz
 
Arı ölümleri, kuraklık ve ulaşım maliyetlerinin artması nedeniyle Konyalı arıcılar, bu yıl ürünlerini geçen yıla göre yüzde 50'ye ulaşan zamlarla satmaya başladı.


Yaklaşık 5 milyon kovana sahip Türkiye, bu açıdan dünyanın ikinci ülkesi iken yıllık ortalama 70 bin tonluk üretimiyle dünyanın 4. sırasında bulunuyor.

Ülkede 150 bini profesyonel olmak üzere toplam 300-350 bin kişi arıcılıkla uğraştığı için sektörden geçimini sağlayanların sayısı 1 milyonu geçiyor. Konya da gezginci arıcılarla birlikte 100 bin kovanı ve yıllık 1200 tondan fazla üretimiyle sektörde önemli bir yer tutuyor.

Geçen yıl kuraklık nedeniyle Konya genelinde üretim 400 bin tonlara kadar düştüğü için arıcılar büyük sıkıntı yaşadı. Bu yıl da kuraklığın üretimi olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, Türkiye'de özellikle Konya ve çevresinde ciddi arı ölümlerinin olmadığını belirterek, “Bu konuda araştırmalar yapıldı. Dünyanın birçok yerine göre çok düşük olduğu gözlendi. Bu yıl ise Konya'da bahar döneminde ölümler oldu. Kışın hava sıcak gidince arılar erken çıktı ve ardından baharda ölümler yaşandı. Yine de ciddi oranda ölüm yok ama kuraklığın etkisi görülüyor” dedi.

MAZOTTAKİ ARTIŞ DA BALI ETKİLİYOR

Birlik yetkilileri ise bu yıl bölgesine göre arıcıların üretici firmalara toptan sattıkları balın kilosunda geçen yıla göre yüzde 10-30 arasında artış yaptığını söyledi.

Üreticinin geçen yıl kuraklık yüzünden zarar ettiğini bu yıl da zararını karşılamayı planladığını ifade eden yetkililer, “Ayrıca ulaşım giderleri çok arttı. Arıcıların en önemli gideri ulaşımdır. Mazottaki artış küçümsenemez. Bu maliyet artışını üreticiler, güçlükle ürettikleri bala yansıtacaktır” dedi.

Yetkililer, hasat başlar başlamaz fiyatların yüksekliğinin dikkati çektiğini belirterek, önümüzdeki günlerde verime ve ekonomik şartlara göre fiyatların yükselebileceğini bildirdi.

ARICILAR PERAKENDE SATIŞI 30 YTL'DEN AÇTI

Konya'nın Çeltik ilçesinde yaklaşık 13 yıldır arıcılıkla uğraşan Abdullah Bakırcı ise 50 kovanının bulunduğunu, arıcılıkla aile geçimine önemli katkı sağladığını söyledi.

Geçen yıl kuraklık yüzünden Çeltikli üreticilerin yüzde 60 civarında verim kaybına uğradığını ifade eden Bakırcı, çevre ilçe, belde ve köylerde ise bu kaybın yüzde 90'lara ulaştığını bildirdi. Bakırcı, kuraklık yüzünden meradaki çiçeklerin hemen kurumasının üretimi olumsuz etkilediğini vurguladı.

Bölgede hasada 1 hafta önce başlandığını dile getiren Bakırcı, bu yıl da kuraklık yüzünden bal üretiminde verim kaybının yaşanacağını ancak kesin sonucun hasat sonunda ortaya çıkacağını kaydetti.

Arı ölümleri, kuraklık ve ulaşım giderleri yüzünden bal fiyatlarında bu yıl önemli artış olduğunu belirten Bakırcı, “Geçen yıl perakende olarak kilosunu 20 YTL'den açmıştık. Bu yıl açılış yüzde 50 artışla 30 YTL'den oldu. Fiyatların 40 YTL'ye kadar çıkması bekleniyor. Özellikle doğal ballar, önümüzdeki dönemde daha yüksek fiyattan alıcı bulacak” diye konuştu.

Konya'daki bal üreticisi bir firma da arıcılardan aldıkları balın toptan fiyatlarında yükselme olduğunu bunun da maliyetlerini olumsuz etkilediğini bildirdi.

AA

TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer, “Normal mikroskopla görülemeyen bir Virüs( Marator aitatulas) olan bu hastalık Gürcistan üzerinden kaçak olarak getirilen ana arı ve kolonilerle bölgemizde yayılmaktadır.” dedi.

 

TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer yaptığı açıklamada, “Doğu Karadeniz Bölgesi, denizden kısa sürede yükselen dağları, derin vadileri, iklimsel çeşitliliği, sahip olduğu binlerce bitki türü ve tertemiz doğasıyla Arıcılık Sektörü açısından büyük imkanlar sunmaktadır.” dedi.

 

Özer, “Bölge arıcılığı bu imkanları kullanmak bir yana, on binlerce yılda bölgenin iklim ve çiçek yapısına uyum sağlayarak ayakta kalmış, uluslar arası düzeyde öneme sahip arı ırklarını da kaybetmiştir. Bilinçsiz, kontrolsüz sadece ticari nedenlerle bölgeye getirilen yerli ve yabancı arılar, bölgenin uzun hortumlu, hastalıklara dayanıklı, sakin, çalışkan arılarını melezleyerek soysuzlaştırmış, ırk özelliklerini kaybettirmiştir. Bölgeye yabancı arı girişi, doğal ırkların bozulması yanında çeşitli hastalık ve zararlıların bölgede yayılmasının, yoğun arı ölümlerinin en önemli nedeni durumundadır. Her yıl binlerce koloni; Amerikan Yavru Çürüklüğü, Avrupa Yavru Çürüklüğü, Varrua gibi hastalık ve zararlılar nedeniyle sönmektedir.”dedi.

 

TULUMSU YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ
Özer, “Bu hastalıklara daha önce ülkemizde görülmeyen yeni bir hastalık daha eklenmektedir; Tulumsu Yavru Çürüklüğü. Etmeni normal mikroskopla görülemeyen bir virüs( Marator aitatulas) olan bu hastalık Gürcistan üzerinden kaçak olarak getirilen ana arı ve kolonilerle bölgemizde yayılmaktadır. Özellikle son 3-4 yıldır bölgeye Gürcistan ve Ermenistan üzerinden yoğun ana arı girişleri gözlenmektedir. Her iki ülkede ve İran da bu hastalık yaygın olarak görülmektedir”

 

Tulumsu Yavru Çürüklüğü, daha yavru döneminde yani mevsim başında görülür, larvalar virüsü bünyelerine alarak hastalanır. Hasta larvalar pupa dönemine geçmeden ölür. Hasta koloniler zayıflar, bal veriminde büyük düşüş görülür. Bir virüs hastalığı olduğundan ilaçla tedavisi yoktur.

 

KAFKAS ARISI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPAN BİR BÖLGE
Özer, “Yanlış uygulamalar özellikle de denetimsizlik bölge arıcılığına büyük darbe vurmaktadır. Dünyanın en verimli arı ırklarından biri olan Kafkas Arısı’na ev sahipliği yapan bir bölgede, sadece kolay ve ucuz temin edilebildiği için, hastalıklı, orjini bilinmeyen yerli veya yabancı arılar rahatlıkla satılabilmektedir. Bu arıların neredeyse yarısı bir yıl içerisinde ölmektedir.  Öldürülen;  arılarla birlikte, Karadeniz insanın arıcılık yapma geleneği olmaktadır. Halkımızın önemli geçim kaynağı olan, güzel doğamızı tahrip etmeden kullanan, tarımsal üretimin su, gübre kadar önemli bir unsuru olan arıcılığın geliştirilmesinde, korunmasında sektörün bütün temsilcilerine acil görevler düşmektedir.” Şeklinde açıklamada bulundu.

Ayçiçeği, arıcıların gözdesi

Aksaray'daki arıcılar, bu yıl yaşanan kuraklığa rağmen yonca, fiğ ve ayçiçeği
gibi bitkilerin çiçeğinden beslenen arılardan, yıl içinde üç kez bal alıyor

Kategori  Kategori : Güncel Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 245
Tarih  Tarih : 04 Eylül 2008 15:11

Yaklaşık 20 bin kovanlık arı kolonisinin bulunduğu Aksaray'da, son yıllarda üretiminde patlama yaşanan ayçiçeğinin arıcıların yeni gözdesi olduğu, geçmişte yılda iki kez ürün alınan bölgede, yonca, fiğ ve ayçiçeği gibi bitkilerin çiçeğinden beslenen arıların, kuraklıktan etkilenmeden, yıl içinde üç kez bal verdiği belirtildi.
Tarım İl Müdürü Recep Öztorun, Aksaray'daki arıcıların bu yıl yaşanan kuraklığa rağmen, sulu tarımın da etkisiyle üç farklı alandan bal alarak iyi bir sezon geçirdiklerini bildirdi.
Öztorun, yaptığı açıklamada, Aksaray'da yaklaşık 20 bin kovanlık arı kolonisi bulunduğunu söyledi.
Arıcılığın geliştirilmesi için Arı Yetiştiriciler Birliği'nin kurulduğunu belirten Öztorun, ''En az 50 kovanı olan arıcılar tüzel kişilik kazanarak bu birliğe üye oluyor. Birliğe üye sayısı 72'ye ulaştı. Aksaray'da tekniğine uygun şekilde arıcılık yapılmakta ve arıcılara, arı yetiştiriciliği ve bal kalitesinin artırılması konusunda eğitim verilmektedir'' dedi.
Öztorun, son yıllarda arıcılığın Aksaray'da gelişme içinde olduğunu, eski kovanların modern kovanlara dönüştürülerek, petek ve süzme bal üretildiğini, kilosunun da 20 ile 50 YTL arasında satıldığını kaydetti.
Köse, arıcılıkta arının iyi hazırlanması neticesinde iyi bal alınacağına dikkati çekerek, baharda iyi hazırlanmış güçlü arının yazın iyi bal yapacağını, bir kovandan bal alınacaksa, kovan başına 60-70 binden aşağı arı olmaması veya 17-20 arılı çerçeve bulunması gerektiğini kaydetti. 350-400 TON ÜRETİM BEKLENİYOR
Aksaray'da sulu tarım yapılmasının arıcıların yüzünü güldürdüğünü vurgulayan Öztorun, ''Aksaray'da arıcılar, bu yıl kuraklığa rağmen sulu tarımın etkisiyle üç farklı alandan bal alarak iyi bir sezon geçirdiler'' diye konuştu.
Ayçiçeğinin arıcıların yeni gözdesi olduğunu belirten Öztorun, şunları kaydetti:
''Arıcılar, Aksaray'da geçmişte iki ürün alırken, artık üç ürün alıyor. Bölgede sulu tarım yapıldığı için yonca, fiğ ve ayçiçeği gibi bitkilerin çiçeğinden beslenen arılar kuraklıktan etkilenmeden, yıl içinde üç kez bal üretiyor. Aksaray'da yem bitkisi üretimi geliştiği için ilkbahardan itibaren yonca ve fiğ bitkisinden bal alınıyor. Daha sonra balcılar Hasandağı'na taşınarak, çeşitli çiçeklerden bal alıyor. Son yıllarda ise Eskil ve Aksaray merkezde ekimi yaygın hale gelen ayçiçeği, hem tozlanmasını sağlaması açısından bitkisel üretimde verimi artırdı hem de balcılar için yeni bir ürün haline geldi. Bu yıl Aksaray'da 350 ile 400 ton arasında bal üretimi bekliyoruz.''
BİR YILDA 3 KEZ ÜRÜN ALDILAR
 Tarım İl Müdürlüğü'nden emekli bal üreticisi Mustafa Köse, Eskil'de bu yıl üçüncü verimi aldıklarını, mevsimin çok iyi geçtiğini söyledi.
Aksaray'da sulu tarım geliştiği için özellikle Eskil yöresinin arıcılar için cazip olmaya başladığını kaydeden Köse, ''İlk verimi Haziran ayı içinde Koçaş yöresinden fiğ ve yonca çiçeğinden aldık. Daha sonra Hasandağı'ndan keven ve kekikten bal aldık. Üçüncü ürünü ise Eskil yöresinden ayçiçeğinden elde ettik'' dedi.

 
  Bugün 1 ziyaretçi (9 klik) kişi burdaydı! hits Sitene Ekle page counterBİGAHABER >/  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

>
istek Yap
YALÇIN ARICILIK
İlgili aramalar: amatör - yalçın arıcılık -  yalçın -  arıcılık -  bal -  ticaret
/A/
İlgili aramalar: amatör - yalçın arıcılık -  yalçın -  arıcılık -  bal -  ticaret